Küçük Şeyler

Güncelleme tarihi: Ağu 7



Küçük şeylerden keyif almayı bilmeli insan. Güneşin gökyüzünden kayıp gidişini izlerken mesela huzur bulmalı. O çokça anlamlar yüklediğimiz, sırf denizi kıskanıyor diye akik rengi kostümüne bürünüp hülyalı hülyalı göz süzen gökyüzünden medet ummalı seher yellerinin altında. Bazen durup sabahtan akşama kadar medet ummalı rüzgarlar tenini yırtıp yol alırken uzaklara. Durup düşünmeli bir de tabii, güneş alaca kızıllığıyla akarken bir evin panjurlarına. Altın iplerle ilmek ilmek dokunmuştu sanki bugün gün batımı, renkler öyle güzel karıştı ki birbirine, hangi fırça değmemiş paletin boyalarıyla yapıldı diye soruyorum kendime. Arkasında bir şehir bırakarak batıyor güneş yerini karanlık sokakların karanlık insanlarına bırakarak. Vapur bir bardak suda çalkalanırken karaya doğru dalgalar şiir yazıyor ayaklarımızın altına. Bir baktım ki bilmediğim mısralar söylüyorum ezbere, her bir kelimem bir renge ithaf oluyor, benden uzaklaşıp havaya karışıyor. Hepsi de gözlerimin önünde oluyor, ben düşündükçe kızıllar kanıyor başımın üstünde, menekşeler açıyor gökyüzü. Sonra bakırdan kocaman bir çanak oluyor güneş, şaşırmıyorum artık. Ben o an sadece dokunmak istiyorum altın panjurlara. Koşuyorum, koşuyorum tüm hava ciğerlerimden çekilene dek. Zaman kum tanesi olmuş dökülüyor ellerimden, güneş de alamayınca denizden maviliğini, sırt çeviriyor Arnavut kaldırımlarına. Ben vapurdan inene dek Türkçe'de söz kalmıyor şiir yazacak. Uğurluyorum şimdi gözlerimle bile göremediğim günbatımını.



57 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Balık

Bir kırık cam şişe, çökmüş dizlerinin üstüne ufuk çizgisinin ardında ağlar, ağlar, ağlar... Seher vakti bir fırtına gibi söz söz dökülmüşsün. Gözlerinden eserse yine bakışın, iflah etmez artık beni bu

Son An

Günün yavaşladığı saatler, köşedeki dükkanın kepenklerini indirdiği, güneşin kuzguni bir renkle veda ettiği, otobüsteki çocuğun kafasını cama yaslayıp hayal kurduğu, benim sana döndüğüm saatler. Yekpa

Üç Duvar

Parmaklarım klavye tuşlarında gezinmeyeli çok uzun zaman oldu. Belki bir, belki iki sene. Bilmiyorum, bilmiyorum… Nereden başlayacağıma da karar veremedim. Yok, hayır yazmak istemediğim için değil. O

 

Vesile © Tüm hakları yazarına aittir. Yazarın izni alınmadan kısmen veya tamamen çoğaltılması ve farklı biçimlere çevrilmesi yasaktır.